Outdoor Türkiye

OUTDOOR TAVSİYELERİ

118

*** 17 MAYIS 2020'DE YAPILAN İLKER TULUNAY VE HAKAN TÜRKKUŞU CANLI YAYIN BLOGUDUR.

İlker: Hakan Türkkuşu kimdir? Bize kendinden biraz bahsedebilir misin?

Hakan: Doğa tutkunu bir insan olarak doğdum. Okuma yazmayı çözerken bisiklet binmeye başladım. Hem hayatın pratiğini hem de eğitimin gerektirdiğini bir arada götürme gayreti içindeyken bu yıllara kadar geldim. Çok uzun zamandır etkinlik yönetimi ve planlamasında çalışıyorum. Bütün kıtalarda çalıştım diyebilirim. 13.000’den fazla etkinlik yaptım. Yaptığım her iş bana bir şeyler kattı. Başarılar kadar başarısızlığın ne olduğunu da öğrendim. İnsanların iyi şeyleri başarabilmesi için iyi olmayan şeyleri de yaşamaları gerekiyor.

İlker: Outdoorda neler yaptın ? Bu bilgi birikimi nereden geliyor?

Hakan: Outdoor dediğimiz şey sadece çok uzun mesafeler gitmek ya da rüyalara girecek coğrafyalarda gezmek değildir. 5 yaşındaki çocuğun dışarı çıkması da outdoor deneyimidir. Hele ki sokakta terk edilmiş eski bir bina varsa orayı keşfetmek, bir ağaç varsa o ağaca tırmanmakta  o yaştaki çocuğa inanılmaz keyif verir. 5-6 yaşlarımda biçimlenen bu yapı, sonraki yıllarımda beni hep bir yerlere gitmeye itti. İçimde nereye gitsem, orada ne yapsam dürtüsü vardı. Çok fazla ülke ve coğrafya gördüm. Bu yüzden kendimi çok şanslı hissediyorum. Tabi bunların bedelleri de vardı. Outdoor, üniversite zamanımda en kıt bütçelerimin olduğu zaman da bile çok önemsediğim bir konuydu. O yıllarda uzun yürüyüşler yapıyordum. Şimdinin şartları kadar hafif değildi. Taşıdığımız ekipmanlar çok ağırdı. Ama ben açık havayı çok seviyordum. Hala evde oturduğum zaman 10 dakika geçtikten sonra balkona ya da bahçeye çıkma isteğim oluyor.

İlker: Çocuklardaki doğa sevgisi eksikliğini nasıl öngördünüz?

Hakan: Çocuklar doğuştan doğa sevgisi ile doğuyor. Sadece bu sevgiyi dışarı çıkarmak gerekiyor. Çünkü çocuk doğduktan sonra betonların arasında büyürse o sevgi içinde hapsolmuş şekilde kalır. Ben bu eksikliği solucan projesi kapsamında bireysel olarak gittiğim bir anaokulunda fark ettim. Bu anaokulunda muazzam bir bahçe vardı. Çocukların kılık kıyafetleri dört mevsime uygun nitelikteydi. Ama gel görelim ki ders sınıfta olsa daha iyi olur modunda giden bir düzendi. Birçok anaokulunda böyle bir tablo söz konusuydu. Çocuklar hayvanları ve doğayı tanımalı, keşfetmelidir. Çocuklar sadece televizyon kanalında gördüğü belgesel ile büyütülmemelidir. Bu yüzden elimden geldiğince çocukları doğa ile yan yana getirmeye çalışıyorum.

İlker: Anaokulundaki çocukların bize kıyasla artı ve eksileri nelerdir?

Hakan: Farklı coğrafyaların çocuklara ne gibi kısıtlamalar getirdiğini görebiliyorsun. Örnek verecek olursam. New York’ta çocuklar bisiklete biniyor, paten kayıyor, tırmanıyor, çimene yatıyor, koşuyor. Her aktiviteyi yapıyorlar.  Türkiye’de ise Yıldız Parkı’na bakarsak ilk karşılaştığımız tabela çimenlere basmayın oluyor. Her şeyi kontrol altına alma çabası oluyor. Bizler hep negatif taraftayız. Çocuklara yapma diyoruz. Ama Amsterdam’da çocuklar serbestler ve aileleri bizim aksimize yapın diyor. Çünkü çocuklarının ne kadarını başarabileceğini görmek istiyorlar.

İlker: Çocukların doğa ile tanışmasındaki süreç nasıl ilerlemelidir?

Hakan: Doğduktan sonra başlayan bir süreçtir. Ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi olur. Çocuk doğduktan sonra günün yarısını uyuyarak geçiriyor. Uykusunu mümkünse bahçede açık hava almalıdır. Kirli bir havadan ziyade temiz hava alacağı yerde uyumalıdır. Ne kadar oksijen alırsak kafamız o kadar iyi çalışıyor. Bu çocuklar konuşup yürüyemezken o doğanın kokusunu almaları ilerleyen yaşlarda dünyaya olan bakış açılarını değiştiriyor. Yürümeye başladıktan sonra çıplak ayakla çimene veya toprağa basmaları gerekiyor.  Bunlara imkan yoksa bile en azından hafta sonu bir gün dışarıya çıkarmalılar.

İlker: Yaz tatillerinde uzun doğa kampları çocukların geleceğinde nasıl pozitif etkiler yaratır?

Hakan: Yaz tatillerinde yaptığımız çalışmalardan biri yavru kampçılar programıdır. 3 ile 4 yaş grubundan başlayarak kademeli şekilde ilerler. Bu seviye de günün 3 saati çadır kurmak, çadır sökmek, çadıra girip çıkmak gibi aktiviteler yapılıyor. Bir sonraki aşama da çocukların aileleri ile birlikte bir günlük kamplar düzenliyoruz. Kampları Şile, Yedigöller, İğneada, Mudurnu tarafında gerçekleştiriyoruz. Önceden bildiğimiz yerlere gidiyoruz. Birlikte çalı çırpı topluyoruz. Bütün çocuklara bıçak veriyoruz. Tabii ki kesilmez eldivenler ile de önemlerimizi alıyoruz. Bu sayede bıçak kullanmayı öğreniyorlar. Böylelikle yoğun bir programları oluyor. Bununda zevkini aldıktan sonra iki günlük kamp yapıyoruz. Ebeveyn ile oluyor. Giyim konusunda ki bilgilendirmeleri yapıyoruz. Tüm ekipmanları biz temin ediyoruz. Daha sonra 10 ile 17 yaş arası çocuklarla bir haftalık esas kampı yapıyoruz. Öğrendikleri en önemli şey kendi başlarına yapamadıkları şeyi takım olarak çok güzel bir şekilde başarabildikleridir.

İlker: 3 aylık bebeğimiz var. Ne ile başlamamız gerekiyor?

Hakan: 3 aylık bebek yüzme konusunda beceriklidir. Evde küçük bir küvete girmesini öneririm. En ideal şey budur.

İlker: Covid19 sebebi ile ruhsal travma problemi yaşayan çocuklara ve genç öğrencilere yaz tatilinde ne yapmalarını önerirsiniz?

Hakan: Türkiye’de çocuklar ödül sistemi ile yetişiyorlar. Bu yüzden çok etkileneceklerini düşünmüyorum. Çocuk evdeyken ailesine ben uzaktan eğitim almak zorunda bırakıldım, bu yüzden bana tablet alın dediği zaman ailenin yapacağı hiç bir şey yoktur. O tableti borç yapsa da almak zorunda kalıyor. Ne başardığından ya da neyi hak ettiğinden ziyade verelim de susturalım diyorlar. Asıl verdikleri bu kararla çocuklar travmalar yaşıyor. Bu duruma gelme sebepleri bu davranışlar oluyor. Bu çocuklar geçen yazı nasıl ziyan ettilerse bu sene de öyle olacaktır. Ben doğanın her zaman çocuklara iyi geleceğini düşünüyorum.

İlker: Sosyal sorumluluk projesi yapıyor musunuz?

Hakan: Evet yapıyoruz. Solucan atölyeleri yapıyoruz. Bunların tabii ki maddi tarafları oluyor. İlk başlarda kendim karşılıyordum. Fakat zamanla proje büyüdükçe maddi desteği sağlayan kişilerden almaya başladım. Mümkün olduğu kadar çok fazla çocuğa dokunmaya çalışıyoruz. Büyük etkinliklere de katılmaya çalışıyoruz. Katılan çocuklardan para talep etmiyoruz.

İnstagram: turkkusu

Geri Bildirim