Outdoor Türkiye

OUTDOOR TAVSİYELERİ

141

*** 14 MAYIS 2020'DE YAPILAN İLKER TULUNAY VE TUNÇ FINDIK CANLI YAYIN BLOGUDUR.

İlker: Tunç Fındık kimdir? Bize kendinden bahseder misin?

Tunç: Profesyonel dağcıyım. Yaklaşık 30 yıldır dağlarda tırmanış yapan biriyim. Bazen kitap yazıyorum. Arada motivasyon seminerlerim oluyor. Dağcılık adı altında bütün alanları ile uğraşıyorum. Kaya tırmanışı, duvar tırmanışı, buz tırmanışı gibi bütün tırmanışları yapıyorum. Dağları seviyorum.

İlker: Dağcılık merakı nasıl başladı?

Tunç: Ben doğaya her zaman meraklıydım. Kendimi bildim bileli doğada olmaktan büyük keyif alıyorum. İlkokul bittikten sonra ateş yakmaya, arazide kalmaya, kamp yapmaya başlamıştım. O zamanlar dağlarda olmasam doğadaydım. Türkiye’de dağcılık ile ilgili belirli kulüpler vardı. O zaman şuandaki gibi yaygın değildi. Dağcılığa üniversiteye girdiğim zaman kulübe katılarak başlamıştım. Bu kulüple bir çok organize işleri birlikte yapmıştık. O zaman da mağaracılık yapıyordum. İpe ve tırmanış duvarına mağaracılık ile aşina olmuştum. Nem, ıslaklık, karanlık bana çok uymamıştı. Zamanla o çevre ile birlikte kaya tırmanışına ile başladım. Orada sevdiğim bir arkadaşım vardı. Kaya tırmanışı yapmayı çok severdi. Onunla birlikte hareket ederdik. O zaman da öyle bir dostluğumuz oluştu. Sonra sevdiğim şeylere yöneldim. Malzemeler kısıtlıyken bile dağa çıkardık. Malzeme yok o yüzden gidemiyoruz diyenlere belki bu anlattıklarım motive olur.

İlker: Alpin dağcılık nedir ? Nasıl yapılır bize bahsedebilir misin ?

Tunç: Öncelikle alpinizm nedir onu açıklayayım. Alpinizm dağcılık sporudur. Alplerde doğduğu için adı alpinizmdir. Bunun bugün ki adlarından bir tanesi Himalaya’da yapılan himalayanizm, Güney Amerika’da yapılanına andenizmde denilebilir. Alpinizm; karada, karda, buzda yüksek yerlere tırmanma sporudur. Ama alpinizme neler dahil yada değil iyi bilmek gerekiyor. Mesela dağ yürüyüşü alpinizme dahil değildir. Alpinist dil diye bir şey var. Alpinist dil, sabit hatlar kullanmadan aynı dağın üzerinde tek seferde zirveye çıkıp inmeyi hedefleyen bir stildir. Genelde Türkiye’de yaptığımız günü birlik duvar tırmanışları alpinist dile örnek olabilir. Fakat Himalaya’da yaptığımız iki aylık bir tırmanış Alpinist dil olmaz. Bu genellikle kuşatma taktileri ile yapılır.

İlker: Zirveye çıkmadan önceki kampta, hava şartlarından dolayı durum kötüleştiğinde bildiğim kadarı ile kamp süresini üç dört gün uzatıyorsunuz. Bu durumda neler yapıyorsunuz? Mental olarak nasıl baş edebiliyorsunuz?

Tunç: Zihnini kapatıp devam edeceksin. Aslında bedensel faaliyetlerini en aza indirip, elindeki malzemeyi idareli şekilde kullanman gerekiyor. Eskiye nazaran bu konuda şanslıyız. Çünkü hava konusunda tahmin alabiliyorsunuz. Ona göre tedbirli bir şekilde gidiyorsunuz. 7000 – 8000 metre de insanın dayanması çok zor. Öyle bir şey olduğunda mümkünse dağı hemen terk etmek gerekir. Zihinsel savaşta dağcılıkta eğitim aldığımız konular biridir.

İlker: Dağda solo olmak hakkındaki fikrin nedir? Ben her zaman daha riskli görüyorum.

Tunç: Aslında riskli değildir. Solo tırmanan arkadaşlarımın hepsi donanım, güçlü, işini bilen insanlardır. Dağcılığa yada kaya tırmanışına yeni başlayan insanlar solo tırmanışa girerse çok büyük kaza olur. Büyük ihtimalle de ölür. Ama bu işi iyi bilen, donanımlı biri için ister free solo ister ipli solo tehlike yaratmaz.

İlker: Duvarda asılı kamp yapılıyor. Bunu daha önce yaptın mı? Yaptıysan neler hissettin bizimle paylaşır mısın?

Tunç: Ben öyle bir şey yapmadım. Çünkü çok ip boylu ve çok gün süren, çantaların çekildiği bir tırmanış sistemedir. Bizim ülkemizde bu tarz rotalar çok azdır. Ülkemizde biz bu sistemi kullanmıyoruz. Bu çok zahmetli bir sistemdir. Çok fazla malzemeyi karıştırmadan bunları sistematik olarak kullanman gerekiyor. Bunu yapamazsan mahvolursun. Aslında bu tırmanışta doğa ile bağlantın en aza iniyor. Çok fazla detay istiyor. Fakat berbat bir dağ tırmanışında küçük bir sette çadır kurmadan, kendimizi kayaya sabitleyerek tırmanış yaptığımız zamanlar çok oldu. Kendine has zorlukları oluyor. Çünkü çok ağır çanta taşıyorsun.

İlker: Her zaman pahalı malzeme iyi malzeme midir?

Tunç: Önce işinize yarayacak malzemeyi belirlemek gerekiyor. Gideceğiniz rota , yapacağınız tırmanış ekipman için önemlidir. Örnek vermek gerekirse; Everest Dağı’nda kullandığım botu diğer dağlarda kullanamam. Buz tırmanışında kullandığım ayakkabıyı Hasan Dağı’nda kullanamam. Aslında genel dağcılık malzemesi çok iyi olmak zorunda değil. Fakat kışın dağa gidiyorsan; uyku tulumun, çadırın iyi olması gerekiyor. Bu demek değildir ki pahalı malzeme iyi malzemedir. Her insan bütçesine göre iyi ekipmana sahip olabilir. Bazı iyi markalar var. Orada bütçene göre iyi ekipmana sahip olabilirsin. Doğru bilgi ile malzeme almak gerekiyor. Bilgin arttıkça hangi ekipmanın senin için daha önemli olduğunu görmüş oluyorsun.

İlker: Birçok yerde irtifa yaptın. Bu irtifaların da bir manzarası var. Seni çok etkileyen yer neresiydi?

Tunç: Bunu söylemek benim için çok zor. Her çıktığım irtifada ayrı zevk aldım. Görüş şartların iyi olduğu zaman bütün manzaralar güzeldir.

İlker: Senin kaleme aldığın kitaplara nasıl ulaşabiliriz?

Tunç: 10 tane kadar kitabım var. Bana mail atarak alabilirler yada web sitemden sipariş verebilirler.

İlker: Dağcılığa kaç yaşında başlayabiliriz?

Tunç: Lise başlangıcında, temel seviyede öğrenim olabilir. Daha küçüğü olmasını tavsiye etmem. Çünkü insanın kendini bilmesi gerekiyor.

İlker: Bu iş için fizyoloji gerekiyor mu ?

Tunç: Tabii ki gerekiyor. Basit bir dağ yürüyüşünden bahsetmiyoruz. Belirli taban bir fitness seviyesi gerekiyor. Diğer kalan becerilerini bunun üzerine kurmalısın. Aşırı kilon varsa yapamazsın, yada kalp hastası isen yapamazsın.

İlker: Tırmanış dışında düzenli spor yapıyor musun ?

Tunç: Tırmanış benim tek sporum. Hafta da bir kaç kez kaya tırmanışı yapıyorum. Bunun dışında antrenman yapmıyorum. Sık aralıklarla dağlara gidiyorum. Ağır koşullara her zaman hazırlıklıyım.

İlker: Dağ kazalarının olmasındaki ilk üç faktör nedir?

Tunç: Dağ kazaları her zaman insan merkezli oluyor. Bunun birçok unsuru olabilir. Dağlar objektif riskleri olan yerlerdir. Çığ olur, heyelan olur, taş düşer. İnsan olsa da olmasa da bunlar oluyor. Fakat bu gibi şeyler insanlarla birleştiği zaman riske dönüşüyor. İnsanlar dağa çıkmadan önce bu gibi faktörleri değerlendirmesi gerekiyor. Bu gibi durumlar da ne yapacağını bilmeyen insan kendini tehlikenin içine atar.  Dağcılıkta her zaman kaza olur. Önemli olan bunu en hafif şekilde atlatabilmektir. Çünkü acemilik zamanlarında ister istemez bunu yaşıyorsun.

İlker: Yaban hayvanı ile ilgili anın oldu mu ? Varsa bizimle paylaşır mısın ?

Tunç: Çok fazla miktarda hayvan ile karşılaştım ama başıma bir şey gelmedi. Akdeniz bölgesindeki en büyük tehlike yılandır.  Türkiye’de 5000 rakımın üzerinde canlıya kolay kolay rastlamazsınız.

İlker: Türkiye dağcılık sporunda 10 üzerinden puanlandığında kaç puan verirsin?

Tunç: Türkiye’nin çok güzel dağlık bölgeleri vardır.  Türkiye’de dağcılıkla ilgilenen insan az. Bilinmeyen, keşfedilmeyen çok iyi yerler var.

İlker: En korktuğun anı bizimle paylaşır mısın?

Tunç: Benim öyle korktuğum, paniklediğim an çok olmaz. Hayati tehlike yaşadığım an oldu fakat korkmaktan ziyade nasıl kurtulurum diye düşündüm.

İnstagram: @tuncfindikclimber

Geri Bildirim