706

Hipotermia: İnsan vücudu 37 santigrat derece civarlarında iç sıcaklığına sahiptir. Vücudumuzun bu ısını muhafaza edebildiğimiz sürece bir sorun yoktur. Ancak çeşitli etkenlerden dolayı bu ısı azalmaya veya artmaya başlarsa önce vücut sağlığımız, akabinde hayatımız tehlikeye girer.

Konumuz süratli ve aşırı ısı kaybı sonucu hipotermia tehlikesidir. Vücut ısımız 35 santigrat dereceye ve altına düşmeye başladığında hipotermia ya gireriz. Isı kayıpları genellikle fiziksel etkenler ile oluşmaktadır. Vücudumuz radyasyon, konveksiyon, kondüksiyon ve evaporasyon gibi fiziksel etkenlerle ısı kaybeder. Tek korunma yolu soğuktan korunmaktır.

Akut veya kronik tabir edeceğimiz, ani veya süreli bir şekilde gerçekleşir. Akut hipotermiada en önemli tehlike soğuk bölgede ıslanmaktır.

Isı Kaybı, radyasyon, konveksiyon, kondüksiyon ve evaporasyon şekilleriyle kaybedilir. Tümü bir arada olursa akut hipotermia gerçekleşir.

Radyasyon: Isının yayılımı - Isı ve ışık yansımaları ile vücut direkt olarak ısı alır ve vücudumuz kızılötesi yöntemle devamlı süratte bu ısıyı kaybeder. Radyasyon yolu ile ısı kaybedecek bölgeler dış ortama açık olan bölgelerdir. Örneğin vücut ısımızın % 70’ini kaybettiğimiz baş bölgemiz. Isı kaynağı örtülerek ısı kaybı azaltılır; bere giymek ve vücudu alüminyum battaniye ile sarmak en etkili yöntemlerdir. Yalnız başına hipotermia gerçekleşmez.

Konveksiyon: Isının dağılımı - Vücudun etrafındaki hava ve nem tabakası radyasyon ile kaybettiğimiz ısıyı hızla vücudumuzun çevresinden uzaklaştırır. Yani, vücudumuz aslında çevresini sarmalayan havayı da ısıtmaktadır. Bu ısıyı da rüzgâr alıp götürür. Korunmak için rüzgârı kesmek önceliklidir.

Kondüksiyon: Isının iletimi - Isının bir cisme direkt olarak iletimidir. Vücudumuzu soğuk bir nesneye temas ettirmek suretiyle hızla ısı kaybederiz. Bunu da izolasyon yöntemi ile önleriz. Yani vücudumuzla soğuk nesne arasında yalıtım yapmak gerekir.

Evaporasyon: Isının çekimi - Vücudumuz terleme ile veya dışarıdan bir nedenle ıslanır, ıslak buharlaşmak için vücut ısısından yararlanır; vücut da yoğun bir enerji harcar. Sonuçta süratli ısı kaybı olur. En tehlikeli ısı kaybı şeklidir.

Yukarıda açıklanan etkenlerin biri, birkaçı veya tümü birleştiğinde ısı kaybı süratli ve şiddetli bir şekilde kişiyi hipotermia ya sokar.

Hipotermianın Gösterdiği Belirtiler:

37 – 35 santigrat derece: Haifi titreme, soğuktan dolayı böbreklerin fazla çalışması ve sık idrar yapma, iş yapmada zayıflık, kas zayıflamaları ve 34 santigrat dereceye doğru dikkat dağınıklığı ve kontrol kaybı.

32 santigrat derece: Şiddetli titreme, bilinç bulanıklaşması, tökezleme, düz hatta yürüyememe, sarhoş gibi davranışlar, mantıksız sözler.

30 santigrat derece: Kronik hipotermia belirtisi olarak titremenin durması, soyunma isteği, kas kasılmaları, ciltte şişme ve mavileşme, seğirten göz bakışları.

28 santigrat derece: Nabız ve solumada yavaşlama, kalp atışlarında düzensizlik, baygınlık, kendini kontrol etmenin ortadan kalkması, yürümenin ortadan kalması.

25 santigrat derece: 22 dereceye doğru akciğerlerde ödem olur ve sonuçta ölüm de gerçekleşir.

Hipotermiayı Önlemek İçin Yapılması Gerekenler:

Vücudun enerjisini tüketmeyecek şekilde davranışlarda bulunmak, enerjiyi verimli harcamak gerekir.

İş yapmayı azaltıp, yürüyüş hızınızı düşürün. İyi solunum yapan, yoğunlaşma yapmayan giysiler giyin. Bu giysileri kuru ve temiz tutmaya çalışın. Baş, boyun ve eklem yerlerinizi özellikle kuru tutup, soğuktan ve rüzgârdan koruyun. Çok terlediğinizde fazla kıyafetlerinizi, havalandırmayı ve kurumayı sağlayana kadar çıkartın veya önünüzü açın. Ama bunu abartmadan yapın. Mümkünse korunarak nemli iç giyiminizi değiştirin. Çok dar veya fazla bol giysiler giymeyin. Dar giysiler vücudun kan akışını yavaşlatırken, bol giysiler de vücutla giysi arasında fazla boşluğu ısıtmasını zorlaştıracaktır. Sürekli surette rüzgâr ve nem altında ilerlemek enerjinizi tüketeceği gibi, üşütmenize de neden olacaktır. Kana çabuk karışan şekerli ve yüksek kalorili enerji veren yağlı besinler almak gerekir.

Hipotermia Tehlikesine Girmiş Birini Kurtarmak İçin Yapılması Gerekenler:

Burada ileri tıbbi tedavilerden bahsetmiyorum. Doğa ortamında yapabileceklerinizi anlatıyorum.

Akut veya kronik hipotermia durumlarının hepsinde ilk olarak yapılması gereken şey kişiyi soğuk ve rüzgârlı ortamdan uzaklaştırıp, ıslak kıyafetlerden kurtarmaktır. Daha sonra kuru ve ılık ortam oluşturacak şekilde dışarıdan, ılık ve şekerli sıvı verecek şekilde de içeriden ısıtma çalışmalarına başlamalıdır. Kişinin uzuvlarını masajla hareket ettirerek ısıtmaya, kan dolaşımını canlandırmaya çalışmak dokular için de gerekli çabalardır. Eğer yüksek irtifada isek alçak irtifaya inmek ödemi engeller. Ateş, cep sobası veya kamp ocağı gibi ısı kaynaklarının yanına yaklaştırmak ısının geri kazanılması için çok faydalıdır, bunun yanında bol enerji verecek ve kana çabuk karışacak yiyecekler enerjinin geri kazanılması için büyük rol oynar. Hastanın şok durumuna da dikkat etmelidir.

1970'lerden beri Danimarka Deniz Kuvvetleri tarafından kullanılmakta olan, vücut sıcaklığını geri kazanmak için bir yöntem:

Eller ve ayaklar 45 derece sıcak suya sokularak uygulanan bir tekniktir. Kanın arterler içinde kolların ve bacakların içerisinde derinde dolaşarak, ellere ve ayaklara gelmesi, burada ısınıp yine buradan direkt bağlantıda olduğu damar sistemine geçmesi ve vücuda bu derin damar sisteminden dönmesinin avantajını kullanır. Ellerin ve ayakların direkt olarak ısıtılması, ısının çekirdeğe (yani hayati organlar olan, beyin, kalp, ciğerler), kolların ve bacakların dış yüzeylerini ısıtmadan yollamanın bir yöntemidir.

Kutsal Zafer Şahin
Profesyonel Trekking Rehberi, Dağcı

 

UYARI!: "Bu bilgiler "2006 yılında yazdığım Doğada Yapılan Yürüyüşler Trekking&Hiking" isimli kitabımdan içeriklerdir. Kendi yorumlarımı ve görüşlerimi de kapsamaktadır. Bilimsel dahi olsa doğada yanlış kullanacağınız her bilgiden kendiniz sorumlusunuz"

Geri Bildirim