343

Haftasonlarımı genellikle Yamaç Paraşütü sporuna ayırdığım için kamp planımıda uçabiliceğim yerlere göre yaparım. Fakat bir kaç kafadar havanın uçuşa uygun olmadığını fırsat bilerek bir kafa kampına çıkalım dedik. İstanbul civarında kafamızı dinleyeceğimiz doğa ile iç içe olan yerleri araştırırken Sardala koyuna rastladım. Sardala koyu Karadeniz kıyısında keyifli bir yürüyüş yolunuda içinde barındıran güzel bir bölge. 

Cuma akşamından başladığım kamp hazırlıklarımı geç saatlerde ancak bitirebildim. Cumartesi erkenden kalkıp kamp çantamı sırtlandım ve yola koyuldum. Kamp arkadaşlarım ile Üsküdarda buluşmak için sözleştik. Alışverişle birlikte yaklaşık 3 saatlik yolculuğun ardından Sardala koyuna ulaştık. Ekibimiz hala 2 kişi eksikti ama biz geziye çoktan başlamıştık. Koyun bulunduğu yer harikaydı. Gökyüzü açık, sonbahar olmasına karşın güneş içimizi ısıtıyordu.

Sardala koyu Ağva merkezden yaklaşık yarım saat uzaklıkta. Yolun büyük bölümü asfalt ve düzgün. Ana yoldan ayrıldıktan sonra yaklaşık 2 km toprak yol koyun 20 metre yakınına kadar gidiyor. Biz arabaların parkettiği yere ulaştıktan sonra denize yarım ada gibi uzanan sırtta biraz vakit geçirdik. Denizde muhteşem bir deniz anası ailesi bizi karşıladı. Sonra koyu gezmeye karar verdik. Kaygan taş yoldan kumsala indik. Kumsalda bir süre yürüdükten sonra kara ile bağlantısı olmayan taş adalara ulaşıyorsunuz. Koya asıl güzelliği katan bu adaları mutlaka görmelisiniz. 

Kumsalın bitiminden sonra  hafif zorlu bir yokuş tırmandıktan sonra ağaçların arasında bir yürüyüş yoluna çıkıyorsunuz. Yaklaşık 20 dakikalık yürüyüşün ardından Cennet Havuzu olarak adlandırılan bölgeye ulaştık. Cennet havuzu 3 tarafı uçurum diğer tarafı ise dik yokuş olan bir çukur. Çukura zorlu bir patika yoldan iniyorsunuz. (Zemine dikkat kaymayın.) Çukura ulaştığınızda sizi standart bir yüzme havuzu büyüklüğünde berrak deniz suyu olan muhteşem bir manzara bekliyor. Bu havuzun suyu uçurumun dibinde mağarayı andıran bir delik sayesinde karadeniz suyu ile temizleniyor. Bu sayede sürekli temiz ve berrak. 

Koyu ve havuzu gezdikten sonra kamp için uygun yer bakmaya başladık. Önce sahilde kamp kuralım dedik fakat sonra oranın kalabalık olcağına ve rahat edemeyeceğimize kanaat getirdik. Bir çok alanı dolaştıktan sonra Ağva yolu üzerinde toprak bir yoldan gidilen dere kenarında kuş uçmaz kervan geçmez bir yer bulduk. Kampımızı kurduktan sonra ateşimizi yakıp akşam yemeğiniz hazırlamaya koyulduk. Kalan 2 arkadaşımızın bize katılmasıyla gece boyu ateş başında muhabbet ettik. Sabaha karşı 4:00 gibi çadırlarımıza geçtik ve huzur veren sessizliğin eşliğinde uykuya daldık.

Sabah uyandıktan sonra kamp kurduğumuz dere kenarında biraz vakit geçirdik küçük bir yürüyüşün ardından kampımızı toplayıp kahvaltı için yola koyulduk. Kahvaltıdan sonra maalesef ikiye ayrıldık. Bir gurup arkadaş İstanbul'a dönerken ben akşam bize sonradan katılan arkadaşlara koy ve havuz için rehberlik görevini üstlendim. 

Arkadaşlarıma koyu ve havuzu gezdirdikten sonra iki günlük yürüyüş, kamp ve doğanın verdiği huzur ile bizlerde İstanbul'un yolunu tuttuk.

ÖNEMLİ BİR NOT: Sardala Koyu ve Cennet Havuzu muhteşem bir doğaya sahip. İnternette arattığınızda çok güzel fotoğraflar ile karşılaşıp hayran kalacağınızdan eminim. Ben yazımın devamında o fotoğraflarda görünmeyen;

  • İçki şişelerine
  • Yol boyu atılmış cerrahi maskelere
  • Plastik torbalara

değinmek istiyorum. Bu yazımı okuyup koya gitmek isteyen arkadaşlar sandalyenizde oturup içkinizi yudumlayıp cipsinizi yedikten sonra yada mangalınızı yaptıktan sonra lütfen çöplerinizi yanınıza alın. 

Geri Bildirim